Kemeraltında dolaşıyoruz; eski daktilolar, radyolar, bir de piyano ve hemen üstünde mandolin. Şöyle bir dokundum akordu sağlam! alıp çalmak için kendimi zor tuttum, gösteriş yapıyor denilir diye.Antikacı dükkanıymış girdiğimiz yer. Mandolin antikacılara kalmış, anladım ki Köy Enstitülerinin ruhları artık antika olmuş.Gençliğimde girdiğimiz evlerin çoğunluğunda bir mandolin görülürdü, duvarda asılı.Şimdilerdeantikacılarda.
EĞİTİM için; AKLIN GÜZELLİKLERİNİ ORTAYA ÇIKARABİLME SANATIDIR demiştim 1990 larda. Tabii önce AKIL gerekiyor güzellikler için. Evet her insan için, "AKLI olan" denilebilir de "AKILLI" denilebilmesi için "beş duyusunun" ayırdında olması ve geliştirmesi gerekmez mi?..Akıllı insan eli işleyen insandır. Bu da güzel sanatlar denilen; resim, müzik, "ses ve saz," heykel ve sporun elişleriyle bütünleştirilerek eğitim öğretim yapılmasıyla sağlanabilir..Şöyle de diyebiliriz;
Elinden hiç bişicik! gelmiyorsa; okumuş yazmış,hoca falan da olsan, kırdığı taşınelini kesmesiyle keskinli öğrenip, taşı "keser" olarak kullanarak ok yapıp avlanan ATAN, insan olup çıkmıştı ve bu gün "keseri" eline alıp bir ağaç yontabiliyor. Ama güzelim! sen bunu göremiyorsan daha ve düşünemiyorsan düşünürcesine; en fazla bir ŞEMPANZEN cik olur muzunu soyupta yiyebilirsin o kadar..Afiyet olsun...