25 Ekim 2013 Cuma

AKLIMA TAKILAN SORU;

                                 Aklıma takılan soru şu;      Akılsız insan nasıl olunur!?
            "Akıllım" önce "akıllıyı" tanımla, tam tersi "akılsız" olur zaten, diyenler için: AKIL; düşünme, kavrama ve anlama yetisi (US) demekse, "akıllı" için; DÜŞÜNEN, DOĞRUYU YANLIŞTAN - İYİYİ KÖTÜDEN ayırabilen ve aklını "iyi, güzel ve doğruya" kullanmasını bilen dendiğine göre, "Akılsız"lık için öyle çok uğraşmalara, tersine çevirmelere, zaman harcamaya gerek yok sanırım. "AKILSIZLIK için salt "düşünmeden" yaşam yeterlidir bence. Biraz çaba, emek veya para filan gerekseydi hiç ortalık "akılsızlar" cenneti olur muydu?            
            Hiç düşünme! üç- beş- ötesi, onca çocuk yapabilirsin, nasıl bakıp yetiştireceksin önemli değil.
At atabildiğin kadar! yalan söyle.."Bütün kötülüklerin anası yalandır" sözünü UNUT! aklına bile getirme.. Trafik de neymiş! bas gaza, sadece gaza bas, sonunu boş ver, park etmeyi hele çıkar aklından, bırak git..Hep al!, nerede ne varsa almaya çalış hep, ödemeyi boş ver aklını şaşırma!..Ne bu? her ağaç yaprağını dökmüş, gölge basmış her  yeri, karanlık içinde, ne bu kuş sesleri ne bu gürültü, her yer sen! dolu, herkes senin kafada bir olun kesin! şu ağaçları, açılsın önünüz, kurtulun! kesin önünüze geleni, sövüp sayın, kırıp dökün acımasızca, kirletin her yeri, her şeyleri.. Doğanın aklına ne gerek..
              Uyma sen onun aklına, "DÜŞÜNMEYE" düşünerek davranmaya gerek yok. Ne o sorular? araştırıcı haller, ne o gözler, her şeyi gören, budak deliğinden fırlamışlar gibi. Olmaaz..Boş ver sen, aklına da uyma! ha bende yok diyorsan; okumuş, okumamış, insan! filan farketmez, bu yolda devam..NASILSA BU DENLİ FELAKETİN VE OLASILIĞININ KARŞISINDA, AKILLILARIN HEP KUŞKU İÇİNDEYKEN; AKILSIZLARIN HEMDE KÜSTAH BİR ŞEKİLDE, KENDİLERİNDEN EMİN DOLANMALARI, BİRİLERİNİN İŞİNE GELİYORDUR. Hem artık, kimse size "AKLINA ŞAŞAYIM!" "AKLINA TURP SIKAYIM!" veya "AKLINA TÜKÜREYİM!" de diyemeyecektir.Sakın üzülmeyin..Yaşasııın! AKILSIZ İNSAN TOPLULUKLARI OLMAYI BAŞARDIK..
             AKLINIZDA BULUNSUN..Her şeyin başı eğitim!.ÇOCUKLARIMIZI EL BECERİLERİYLE DONATALIM! ELLERİ BİLEKLERİNDEN kırılsın! AKILLI ÇOCUKLAR OLACAKLARI KESİN..Her şey daima İYİYE, GÜZELE ve DOĞRUYA YÖNELDİKTEN SONRA da akılsızlardan korkuya gerek kalmayacaktır. "Akıllı uslu" günlerde...Devam edecek...  
  

10 Ekim 2013 Perşembe

GERGİNLİK, GERİLİM, GERME, GERİCİLİK ve GERİCİ üzerine..

              İnsan bazen gerilebilir. Midesinde gerginlik hissedebilir, sinirleri gerilir, asaabı bozulur, patlayacakmış gibi olur hani. Cisimlerde gerilir, örneğin; sazın teli gerilir ki güzel ses çıkarabilsin, ancak biraz fazla gerdin mi? sanki "kopacağım" diye uyarır ve biraz sonra da kopar ama çok kötü ve sert bir sesle. Bazı cisimler de iki ucundan asılınırsa gerilir tabii ve bir süre sonra gerilim artmasa da cisim kopar çok gürültü yapmasa da yine de kopar bu da yorgunluktan olur.
              Toplumlar da gerilebilir. Varsıllar - yoksullar, çalışanlar - beleşçiler, kadınlar - erkekler vb. ve Bölücü Ayrımcı Dincilik ve Bölücü Ayrımcı Irkçılık gerilimin daha doğrusu GERİCİLİĞİN! belli başlı uçlarını oluşturmaktadırlar. Doğal olarak bu GERME işinin bir de GERİCİSİ! olmak zorundadır, çok şükür korosu da kurulmuştur.Koro halinde "kininize ve nefretinize sahip çıkın" diye bas bas bağırılmakta ve GERİCİLER! toplumumuzu gerim gerim germektedirler, yorgunluk dersen cabası...
               Korkum, yer kabuğundaki gerilimler gibi birikimlerle kötü sarsıntılara veya patlamalara neden olması. Hani bir söz vardır "köpekler yemez halimizi" aynen O. Nereden bakılırsa bakılsın bu GERİCİLİKLERİN! insanlık tarihinin hiç bir döneminde HAYRI! olmamıştır, kimseye..TÜM GERİCİ! ve GERİCİLİKLERİN! BİZDEN UZAK OLMASI DİLEKLERİMLE... Sayın BALBAY' a sevgilerle...