Televizyonun başına kurulmuş, izlemekte olduğu bol kırdılı dizinin reklam arasında açtığı haber kanalında, Libya ya atılan bombalar canlı yayınlanıyordu. Sanki izlemekte olduğu dizinin bir parçası, çok daha canlı çekilmiş sahnelerini izliyordu.Çünkü çıtlattığı çekirdek sayısı bile değişmemişti, taraf olamadığından mı ne? alkışlayıp bağırıp, gösteri yapmıyordu. Ama görsen, an meselesiydi; otobüsün üstüne düşen bombanın etkisini görünce, "yürrüü oğlum be, bak orada bir de jip var hadi aslanım" diye nara atıp! şahlanması..
Benim bu gördüğüm sanılmasın salt yerli diziciler dendir. Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada evler bu insanlarla dolu artık.Duyarsız insan sürüleri, korkunç bir duygusuzluk çılgınlığına kapılmış, "bakıyor ama göremiyor",, solucanımsı..
İncirköyde; "Düşüncemenin geçincemeye faydası olmaz çalış" denir. Köyde çalışmayı desteklemek, eeleşmeyi ( boşa zaman geçirme) önlemek için söylenen söz, güzel yurdumda; "düşün düşün bktur işin'e", "düşünüyorum öyleyse vurun'a" döndürülmüş, sömürü ve tüketim çılgınlığı düşünmeyi çok maşekkatli bir duruma getirmiş ve insanlar kendi yerine düşünen bilgisayarlarla dostluklarından çok hoşnut olmaya başlamışlardır.Ancak çocuklar unutulmuş; arkadaşınınkine göre yavaşlayan bilgisayarına umar bulamayan babasına çocuğun tepkisini bir görmek gerek. AL ELİNE BİR AVUÇ KİL...BİR AVUÇ KİLDE NELER VAR BİİL? Demek ki neymiş? anaokulundan başlayarak çocuklarımıza dördüncü sınıfa kadar kil çalışmaları yaptırmalıyız ki: Çocuklarımızın DÜŞÜNCE yetileri gelişsin, duyarlılıkları artsın ve duygusuzluk çılgınlığı son bulsun...
Kil konusunda çalışma yapmak isteyenlere buradan örnekler ve öneriler sunabileceğimi, ama önce yazdıklarım hele bir okunsun, bu konuda yorumlar alayım, o çok kolay...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder