14 Mart 2011 Pazartesi

SINAV TÖRPÜSÜ MÜ? ÖMÜR TÖRPÜSÜ MÜ? YAZIK BU ÇOCUKLARA !!

          
                                    SINAV TÖRPÜSÜ MÜ? ÖMÜR TÖRPÜSÜ MÜ?



Daha on yaşındalar; Bakıcı, kreş, anaokulundan, kurstan, eli başına ermeden, dersane sözcüğü ile tanışmaya başladılar. Gören de der ki dünyayı kurtaracaklar. Ananın, babanın, öğretmenin tek ölçütü; falanca sınavda, filanca ilçenin, ilin veya dersanenin kaçıncısı! Olması, dereceye girmesi. SBS den ÖSS ye, ÖSYM den KPSS ye dek başarının ölçüsü bu. Yasaklarla, cısslarla, boynuna vurulan “sınav boyunduruğu” ile habire debire yarış atları gibi de koşuşturuluyorlardı, o güzelim dünya güzelleri. Oyuncaklarının elinde, oyuncak olmadan daha..Başına geleceklerden habersizce..


SBS yi ilk uygulayan; kızı düz liseden, oğlu anadolu L. ve İZMİR Fen Lisesinden ve ODTÜ ni bitirmişler, buna karşılık hiç dersane ücreti ödememiş, bir eğitim gönüllüsü baba olarak, akademisyenlik aşamasına dek, yavrularımın okul ve iş yaşamlarında çok mutlu olup sevindiklerini görememiş olmam, bu konuda belkide bir rüya görmeye ve yorumlamaya zorladı beni.. Belkide ülkemizin ve dünyanın gidişatı da etken olmuştur..


Rüyaya gelince: En az dokuz öğrencisi olan köy okulları boşaltılıp, Öğretmensiz bırakılmıyor köylerimiz. Çocuk Gelişimi mezunları, üç yıl bu köy çocuklarına okuma yazma öğretiyor ve davranış kazandırıyorlar. Sabahın köründe yollarda zerzebil olmuyor, dünya güzelleri..Her çocuk için “Gözlem Fişi” tutulmaya başlanıyor..


Her ilköğretim okulunun “İŞLİĞİ” var; bahçesi dar olan şehir okulları için, kentin ilgililerince, prefabrik deprem evleri gibi, baraka benzeri işlikler kuruluyor. Sınıf Öğretmenleri bu işliklerde, her türlü el becerisine yönelik çalışma yaptırıyorlar; Kilden başlamışlar; ahşap, metal, deri, vb. İle Öğrencilere. Kursa katılmış Resim Öğretmenleri, sınıf Öğretmenlerini bu şekilde eğitim - öğretim yapabilecek konuma getiriyorlar. İki üç aylık kurslarla. Köyden, ana sınıfından ve hazırlıktan aldıkları “Gözlem Fişi” Her yıl sınıf öğretmeni tarafından da tutuluyor. 6, 7, 8. sınıflarda “sınıf Öğretmenler Kurulları” yıl sonlarında “Gözlem Fişlerini” dolduruyorlar. Bu gözlem fişleri, çocuğun sağlığı ve gelişiminin izlenmesinden tutun, her türlü davranışları, başarısı, yetenekleri, beğenileri ve uyumu gibi ayrıntıları içermekte. Kısaca “Gözlem Fişini” eline alan bir Veli veya bir Öğretmen, bu çocuğun müzik kulağının olup olmadığını, neleri sevip sevmediğini, neleri başarıp başaramıyacağını, yeteneklerini açıkça görebilmektedir. Hiç yarışma sınavına girmemiş bu çocuğumuz, sudan çıkmış balık gibi!, ne yapacağım derken..Üç yıl önceden orta öğretim okulları düzenlenmiş oysa..Doktor olmak isteyenler Sağlık Meslek Lls. De okuyacaklar denmiş örneğin. Liseler şöyleymiş:


FEN BİLİMLERİ LİSESİ: Fizik, Kimya, Matematik, Biyoloji bölüm veya mühendisliklerine.


ENDÜSTRİYEL BİLİMLER LİSESİ: Makine, Elektrik, Elektronik, Motor, Yapı, Metalurji, Bilgisayar, Gemi vb..Mühendislikler, Mimarlık ve Teknisyenliklere....


SOSYAL BİLİMLER LİSESİ: Edebiyat, Tarih, Felsefe, Dil, İlahiyat, Hukuk.. Bölüm veya fakültelerine..


EĞİTİM, SAĞLIK, KÜLTÜR SANAT LİSELERİ: Eğitim, Tıp ve Güzel sanatlar fakültelerine..Öğrenci yetiştiren liselerdir


SBS: Bir sınıfın sınav gözlemcisi, bir üst sınıf öğretmenlerince yapılarak, sınav hoşgörülerinin! Önüne geçilecek şekilde ve hiç yarışmasız! salt Öğretmen, Öğrenci ve okul “Başarı Seviyesi” saptamak amacıyla yapılıyor. Öğrencinin yöneliminde de sınav sonuçlarından yararlanıyor. Ve tüm ortaöğretim de de uygulanıyor. Kaçıncı?.Sız..


Böylece eğitim öğretim işlerinde, EĞİTİM: AKLIN GÜZELLİKLERİNİ ORTAYA ÇIKARABİLME SANATI oluyor, çalışan kazanıyor. Başarı; salt soyut bir kavram değil, somut verilerle de desteklenerek, bir iki saatlik sınav sonucuna indirgenmiyor. Hak eden hak ettiği üniversiteye sınavsız girip okuyabiliyor...29.10. 010
Reşat OZAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder